22 Mart 2007 Perşembe

MANEVİ YAŞAM İLE DİN ARASINDAKİ FARK

  1. KİŞİYE ÖZGÜRLÜK: Manevi Yaşam kişiye özgüdür. Kişi kendine özgü bilinçaltı ve bilinç üstü çabalarıyla farkında olarak ya da olmayarak, zamanla kendi manevi yaşamının düzenler. Din kişiye özgü olmaktan çıkıp, bir grubu, bir cemaati merkez aldığından, kişinin manevi yaşamının temeli olamaz. Bir sosyal nizamın temeli olur, manevi yaşamın değil.
  2. YAŞANTISAL OLMA: Manevi Yaşam yaşantısaldır. Bilgi entelektüel düzeyde kalırsa, manevi Yaşama temel oluşturamaz. Manevi yaşamın ne olduğunu anlamak için soyut felsefi tartışmalara girmek, Başkalarının tefsir ve beyanlarını okumak gerekmez. Onu yaşamak iç dünyada hissetmek gerekir.
    Yaşamadıkça bu Öz’ü bilmek olanaksızdır. Din, belirli kurallar, ilkeler ve bu ilkelerin yaşama nasıl uygulandığı üzerine kuruluysa, Manevi Yaşamın temeli olamaz. Din bu yapılaşmış haliyle yaşantısal değil kuralcıdır. Kişinin kendisine özgü iç dünyasına değer vermez ve böyle bir dünyayı tanımaz.
    Kişinin iç dünyasına değer verdiği anda zaman içinde gelişmiş ve birçok din aliminin inceleme ve eleştirisinden geçmiş din kuralları ve ilkelerinin gerçekliği (!) tartışılmaya başlanır. Bu tartışmaya ve araştırmaya kurumsallaşmış ve kuralcı dinin HOŞGÖRÜSÜ yoktur.
  3. Y A R G I L A Y I C I K: Manevi Yaşam yargılamaz. Olanı olduğu gibi kabul ederek o noktada ilişki kurar. Herhangi bir düşünce, tutum, duygu diğer insanlarla ya da olaylarla ilgili bir yargılama ve dışlama getiriyorsa, o düşünce, tutum ya da duygu manevi yaşamın, gerçek ÖZ ün bir parçası değildir.
    Manevi Yaşam cennet ve cehennem gibi yargılayıcı kavramlardan ziyade, aşk ve sevgi gibi birleştirici destekleyici, sağlık getirici süreçleri ön plana alır. Din, kurumsallaşmış yapısına ve kuralcılığına sıkı sıkıya bağlıysa, ister istemez yargılayıcı olacak kendisinin istediği gibi davranamayanları cezalandıracak, istediği yönde davrananları ise ödüllendirecek bir yargı düzenini beraberinde getirecektir.
Bu özelliğiyle din; insanların kendileri olmalarına hiçbir zaman olanak vermez. bizi sürekli yargılar. ( duygularımız ve düşüncelerimizden dolayı) Din Yaşamı, Manevi Yaşamın temelini oluşturabiliyorsa, sağlıklı bir iç yaşama ulaşmaya kolaylaştırıcı bir etki getirir. Ne var ki kurumsallaşmış, kuralcı bir din yaşamı tam tersi bir etki oluşturmakta, kişinin iç yaşamı ile ilişki kurmasını zorlaştırmaktadır.

Hiç yorum yok: