10 Mart 2007 Cumartesi

ARİSTOTELES VE ETİK


ARİSTOTELES’İN YAŞAMI
MÖ 385 yılında Khalkis’deki Stageriros (Makedonia) kentinde doğdu.
Babası Makedonia kralı III. Amyntas’ın özel hekimi Nikomakhos’tu.
10 yaşında kaybettiği babasından tıp ve filoloji eğitimi aldı.
Annesi Phaestis de ölünce amcası Proxeneus’dan şiir ve retorik öğrendi.
17 yaşında Atina’ya, Platon’un Akademia’sına öğrenci olarak gönderildi.
Platonun (MÖ 347) ölümüne kadar geçen 20 yıl süreyle, özellikle hitabetle ilgilendi ve retorik ve diyalektik dersleri de verdi.
Platon öldüğünde Atina’dan ayrılarak Batı Anadolu’ya geçti.
Tiran Atarnevs’li Hermias’ın çağrısıyla yeni kurulmakta olan Assos’a (Behramkale) gitti.
Orada adeta küçük bir akademi kurarak Hermias’ın siyasî danışmanı ve dostu oldu.
Hermias’ın yeğeni Pythias ile evlendi. 10 yıl süren evliliklerinden bir kızı oldu.
Burada kaldığı 3 yıl içerisinde krallık üzerine bir kitap ve Politika’nın ilk 7 kitabını bitirdi.
Daha bu dönemde yöntem ve görüşleri Platon’unkinden ayrışmaya başlamıştı
MÖ 345-344 yıllarında, komşu Lesbos adasının Mytilene kentine gitti.
MÖ 342 de Makedonya kralı II. Philipos onu 13 yaşındaki oğlu İskender’in eğitimi için onu Makedonya’ya (Pella) çağırdı.
MÖ 339 da tekrar doğum yeri Stagiros’a çekildi. Burada Herpyllis’dan oğlu Nikomakhos dünyaya geldi.
MÖ 335 de artık Atina’ya dönerek Apollon Lykeion’a adanan kutsal korulukta kendi okulu Lyceum’u kurdu (peripatetik okul).
Bir araştırma merkezi ve büyük bir kütüphane de oluşturduğu Lyceum’da 12 yıl faaliyet gösterdi.
MÖ 323 de B.İskender ölünce, 20 yıl önce yazdığı bir şiir nedeniyle dinsizlikle suçlandı.
Birkaç arkadaşı ile birlikte kaçtığı Khalkis’te 1 yıl sonra mide rahatsızlığından öldü (M.Ö.322).
ARİSTOTELES’İN ADIYLA BİLİNEN METİNLER
Kendi kaleme aldığı, okurlara yönelik kitaplar.
Çoğunlukla Platon’u model alan diyaloglar biçimindeki bu yapıtların hiçbiri günümüze ulaşmamıştır.
Derlemeler, araştırma kayıtları, tarihsel ve olgusal çalışmalar.
Daha çok Lykeion’da, başkalarının da katılmasıyla oluşturulmuş bu metinlerin, günümüze ulaşan bazı parçalar dışında, çoğu yok olmuştur.
Lykeion’daki özel derslerde kullanılmak üzere yazılmış, kuru ve özetleyici nitelikte metinler. Günümüze kalan Aristoteles metinlerinin hemen hepsi bunlardandır.
ETİKLE İLGİLİ ESERLERİ
Ethika Eudemias (?)
Ethika Megala (?)
Ethika Nikomakheia
Yapıtı oluşturan on kitabın genel konuları kabaca şöyle:
1. mutluluk.
2., 3. ve 4. karakterle ilgili erdemler (“orta yol”, irade, vb.).
5. doğruluk, adalet.
6. entellektüel erdemler (basiret, kuramsal bilgelik vb.).
7. iradesizlik.
8. ve 9. dostluk .
10. zevk.
(Politika)
TELEOLOJİK YAKLAŞIM
Telos (Son, Erek), Logos (Bilim)
Teleoloji: Felsefede olayların ve ilişkilerin bir amaca ya da sona yönelik olduğu görüşü
“Amaçları eylemlerden ayrı olan eserler daha iyidirler.” Aristoteles
“Bütün eylemlerin (yapılanların) ancak (iyi) bir amacı varsa, yapılan iyi bir (eylem) olur.” Aristoteles
Platon evrende her türlü iyiliğin kaynağı olan “İYİ İDEASI”nı var sayar.
Aristoteles: “İyi”nin bütün kullanımlarda ortak olan bir anlamının olmadığını;somut tezahürlerden bağımsız bir “iyi” formunun olmadığını; olsaydı bile pratik amaçlar için yararı olmadığını öne sürer.
EUDAEMONIA
Daimon: yunan mitolojisinde yarı tanrılara verilen isim
Eudaimonia: “mutluluk” olarak çevrilmekle birlikte süreklilik gösteren, içsel denge, huzur gibi kavramları da içeren çok daha güçlü bir kavramdır.
“Tüm (iyi) eylemlerin ortak ve en üst amacı mutluluktur.” Aristoteles
“Mutluluk için önemli olan erdeme uyan etkinliklerdir.”” Aristoteles
“Her şey kendine özgü erdemle yapılırsa iyi gerçekleşmiş olur.” Aristoteles
“Yaşam boyu amacını kendinde taşıyan erdeme göre etkinlikte bulunan ve dış iyilere de yeterince sahip olan kişilere mutlu diyebiliriz.” Aristoteles
“Erdemce sakat olmayan herkes, belirli bir öğretim ve çaba ile ona sahip olabilir.” Aristoteles
“Nasıl Olimpiyatlarda en güzellere ve güçlülere değil, yarışanlara taç giydiriliyorsa; yaşamdaki iyi ve güzel insanlardan ancak doğru olarak eylemde bulunanlar başarılı olur”. Aristoteles
“Erdemi sevenlerin yaşamı, bir takı gibi ayrıca hazza gereksinim duymaz, hazzı kendi içinde taşır. “Aristoteles
“Erdeme uygun olan eylemlerin kendileri de hoş olsa gerek.” Aristoteles
“Erdeme aykırı etkinlikler mutluluğun tersini yaratır.” Aristoteles
“Güzel eylemlerden hoşlanmayanın iyi de olmadığı söylenebilir.” Aristoteles
“Erdemli insana yakışan, işlerin iyi ve güzel bir biçimde yapılmasıdır.” Aristoteles
Baskı altında, mecbur kalınarak,istemeden yapılan eylemler haz vermeyen ve erdem sonucu olmayan eylemlerdir.
Erdemli etkinlikler isteyerek yapılanlardır, eldekiler arasındaki tercihler amaca götürür.
İKİ TÜR ERDEM
Ethik erdemler (karakter erdemleri):
Doğuştan değildir, alışkanlıkla edinilir, geliştirilebilir.
(Yiğitlik, cömertlik, ölçülülük gibi…)
Dianoetik erdemler (düşünce erdemleri) :
Bilgelik, doğru muhakeme, aklı başındalık gibi…
Eğitimle elde edilir, zaman ve deneyim gerektirir.
ETHİK ERDEMLER
Mesotes: “iki uç arasındaki orta”
“Karakter erdemleri bizde doğal olarak bulunmazlar” Aristoteles
Karakter erdemleri aklı başında insanların akılları tarafından belirlenir.” Aristoteles
“Aşırılık ve eksiklik kötülüğe, orta olma erdeme özgüdür.” Aristoteles
“Kötülük etkilenimlerde ve eylemlerde gerekenden aşırısı ya da eksiğidir, erdem ise ortayı bulma ve tercih etmedir.” Aristoteles
Savurganlık ve cimrilik mal konusunda aşırılık ve eksikliklerdir
Cömert kişi servetine göre ve gereken şeyler için harcayandır
Hırslı kişiyi onurlandırılmayı gerekenden çok ve gerekmeyen yerden arzuladığı için,
Kayıtsız kişiyi ise güzel şeyler için bile onurlandırılmayı tercih etmediği için kınarız
Öfke konusunda orta olma sakinliktir.
Gereken şeylere gereken kişilere gereken zaman ve sürede öfkelen kişi övülür, bu sakin kişidir.
Orta olan kişi kendisi hakkında söz ederken onda olan özelliklerden bahseder,ne azından, ne de daha çoğundan…
ADALET
Adaletin iki türü vardır:
Dağıtıcı adalet: Hak bir orantılı olandır, haksızlık orantılı olana aykırılıktır.
Düzeltici adalet: Eşitsizliği düzelten adalet haksız kârdan alır, zarar görene verir.
DİANOETİK ERDEMLER
Phronesis (pratik bilgelik) insanlar için iyi ve kötü olan şeylerle ilgili olarak, bir kural yardımı ile eylemde bulunma eğilimidir.
Pronimos’un (pratik bilge) işi bütünüyle iyi yaşama ile ilgili olarak nelerin kendisi için iyi ve yararlı olduğu konusunda yerinde düşünebilmektir (ahlaki doğru görüş).
Tekhne (sanat) bizim doğru bir kural yardımı ile şeyleri meydana getirmemizi sağlayan istidattır.
Sanat doğru akılla giden yaratma ile ilgili bir erdemdir, sanat yoksunluğu ise, karşıtı, doğru olmayan akılla giden yaratma ile ilgili bir erdemdir
Episteme “bilimsel” bilgi zorunlu, öncesiz, sonrasız olanla ilgili ve öğretimle iletilebilir bilgidir. Öğretim tümevarım ya da akıl yürütme ile ilerler.
Nous: (dolaysız anlayış, sezgisel akıl) bilimin kendisinden hareket ettiği ilk ilkeleri tümevarım ile kavrar
Sophia: (felsefi, teorik bilgelik) en yüce varlık biçimler üzerindeki bilimsel bilgi ve dolaysız anlayıştır
ARİSTOTELES’TE ETİK VE TOPLUMBİLİM
Aristoteles’in etiği toplumsal, politikası ahlâkidir. D.Ross
İnsan doğal yapısı gereği toplumsaldır (Zoon Politik). Aristoteles
Politika kentler için hangi bilimlerin gerekliği olduğunu, hangilerini kimlerin ne kadar öğrenmesi gerektiğini belirleyen bir bilimdir. Aristoteles
Politikanın varmayı arzuladığı hedef (erek), “mutluluk”tur (Eudeimonia). Aristoteles
Politika yurttaşları nitelikli ve iyi insan kılmaya, insanların iyi eylemlerde bulunmasına çaba gösterir. Aristoteles
Politika ile ilgilenenler ahlakça iyi olmalıdır. Aristoteles
ARİSTOTELES’İN ETKİLERİ
Yunan ve sonraki Bizans düşüncesi içinde neredeyse kesintisiz olarak sürmüş 15. yüzyıldan sonra ise ağırlık noktası Batı’ya geçmiştir
Aristotelesçilik, Lykeion’da 300 yıla yakın bir süre canlı kalmış, bir eleştirel araştırma anlayışı olarak yaşamıştır.
Helenistik felsefe içinde stoacılar, biçimsel mantık, anlam görüşü ve doğaya verdikleri önem açısından;
Şüpheciler, şüphelerini kanıtlamak için kullandıkları usavurma yöntemleri açısından Aristotelesçi sayılabilirler.
Kındi Aristotelesçiliği genel çizgileriyle belirledi
Farabi Aristoteles’in mantık görüşlerini işledi ve felsefe ile İslam dininin ilkeleri arasındaki ilişkiler üzerinde durdu.
İbn Sina Aristoteles’in takipçilerinin görüşlerini temel alarak, son derece sistemli ve tutarlı bir felsefe geliştirdi.
İbn Rüşd dinin halk için basitleştirilmiş felsefeden başka bir şey olmadığı görüşünden yola çıkarak Aristoteles’e bağlı kalan zengin bir görüşler bütünü oluşturdu.
İbn Rüşd’ün Aristoteles’e dayanarak ortaya koyduğu düşünceler arasında ruhun ölümsüzlüğü, dünyanın sonsuzluğu, aklın bütün insan cinsi için birliği gibi görüşler vardı
Latin ve Hıristiyan geleneği
Aristotelesçiliğin Latin kültürü içindeki ilk önemli temsilcisi Boethius sayılır.
12 ve 13. yüzyıllarda, Bizans ve Endülüs’ten etkilenen düşünürler ve hemen bütün yapıtlarının ve bunların yorumlarının Latinceye çevrilmesiyle Aristotelesçilik yaygınlaştı
Bir süre Hıristiyan otoritelerce yasaklandıysa da, bu yeni görüşler önceleri yalnızca mantıkla sınırlıyken, etkileri fizik, kozmoloji, özellikle de doğa bilim alanlarında da yayıldı.
Roger Bacon, Albertus Magnus ve ortaçağın son büyük düşünürü Aquino’lu Tommaso’nun yaklaşımı Aristoteles’e saygılı, ama dinsel inançlarla çeliştiği noktalarda ondan ayrılan bir tutum oldu.
13–15. yüzyıllar arasında “Averroizm” olarak bilinen ve İbn Rüşt’ün Aristoteles yorumlarından kaynaklandığı öne sürülerek dinsizlik sayılan görüşler yasaklamalara konu oldu.
Ama Hıristiyan düşüncesinin 14. yüzyıldaki büyük adları Duns Scotus ve Ockham’h William, birçok bakımdan Aristotelesçi görüşlere bağlı kaldılar.
PRATİĞİN ÖNEMİ
Aristoteles’te etik çalışmanın karakteristik amacı bilginin toplanması değil yalnızca eylemin ta kendisidir.
Aristoteles’e göre biz etiği iyi insanın neye benzediğini bilmek için değil, iyi insan gibi eyleme geçebilmek için okuruz.
Aristoteles pratik bilimlerin gerek birbirlerinden gerekse teorik bilimlerden izole edilerek çalışılamayacağını söyler.
Aristoteles düşüncesi etkileyici bir felsefe sistemi oluşturmaktadır.
Görüşleri yumuşak ve sentetik bitişlere ulaşmasa da sağlam bağlarla bir arada tutulurlar.
ERDEM ETİĞİ
Aristoteles’in ahlak felsefesinin özü olan erdem öğretisine bağlılığını hiç yitirmeyen erdem etiği, Kant’ın ödev ahlakına karşı çıkmış; eylemin kendisine uymak zorunda olduğu ilkeleri saptayan “koşulsuz buyruk”a (kategorik imperatif) koşulsuz bir itaat talep eden ödevci ahlak anlayışının, zorlamacı ya da yüzeysel bir “yükümlülük bilgisi”nden öteye geçemeyeceğini savunmuştur.
G. E. M. Anscombe’un modern ahlak felsefesinin temellerini eleştirdiği ve Eski’nin erdemlerine geri dönme çağrısında bulunduğu ünlü yazısıyla yeniden canlanmıştır.
Anscombe “Modern Ahlak Felsefesi” adını taşıyan 1958 tarihli bu makalesinde, umutların tükendiği, kutsal bir yasa koyucunun varlığına duyulan inançsızlığın doruğa çıktığı bir çağda “ödev” ya da “yükümlülük” türünden yasayı çağrıştıran kavramlarla ahlakı temellendirmeye kalkışmanın bir hata olduğundan söz açmaktadır
BAŞLICA KAYNAKLAR
NİKOMAKHOS’A ETİK – Aristoteles
ARİSTOTELES – David Ross
ARİSTOTELES – Copleston
AHLAK ÖĞRETİLERİ – Bedia Akarsu
FELSEFENİN İLKELERİ – Nihat Keklik
ETİK DÜŞÜNCE ve POSTMODERNİZM – Gözde Dedeoğlu
Ana BRİTANNİCA
FELSEFE SÖZLÜĞÜ - A.Baki GÜÇLÜ ve ark.

Hiç yorum yok: